Dikkat Eksikliği (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır. Aileler DEHB belirtileri genellikle şımarıklık ve yaramazlık olarak değerlendirsede tedavi sürecine girilmediğinde yetişkinlik hayatında birçok sorunu beraberinde getirebilir. Araştırmalar ortaya koymuştur ki:

  •  Dikkat eksikliği olanların olmayanlara göre okulu bırakma oranı (% 32-40),
  • Üniversiteyi tamamlama oranı (% 5-10),
  • Çok az ya da hiç arkadaşa sahip olmama oranı (% 50-70),
  • İş yaşamlarında düşük performans oranı (%70-80),
  • Antisosyal aktivitelerle ilgilenme oranı (%40-50),
  • Sigara ve madde kullanma oranı çok daha yüksektir,
  • Ayrıca, DEHB ile büyüyen çocukların, ergenlikte hamile kalma ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı (),
  • Yetişkinlik döneminde depresyon oranı (%20-30),
  • Kişilik bozukluğu gösterme oranı (yüzde 18-25),
  • Çeşitli şekillerde hayatlarını yanlış yönlendirme ve yaşamlarını tehlikeye atma durumları çok daha yüksek orandadır.
Dikkat eksikliği

Tüm bu yaşanan ciddi sonuçlara rağmen, çalışmalar DEHB’i olan kişilerin yarısından azının tedavi olmadığını gösteriyor.

Kimi çocuklar dikkatsiz , kimi çocuklar hiperaktif.

Dikkat eksikliği olan çocuklarda dikkat sorunları, aşırı ve kontrolsüz hareketlilik yaşıtlarından fazladır. Bazılarında sadece dikkatsizlik, bazılarındaysa sadece aşırı ve kontrolsüz hareketlilik görülmektedir. Çoğu çocukta ise her iki problem birlikte ortaya çıkar.

Dikkat eksikliği olan kişiler:

  • Dikkat eksikliği olan çocukların dikkati kolayca dağılır,
  • Günlük işlerini unutur.
  • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,
  • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,
  • Dinlemez görünür,
  • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,
  • Hiperaktivite çocuklar organizasyon sorunu yaşar,
  • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,
  • Eşyalarını kaybeder,

Hiparaktivite-dürtüsellik sorunu yaşayan kişiler:

  • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,
  • Uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı yaşar,
  • Çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz,
  • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,
  • Motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir,
  • Hiperaktivite çocuklar çok konuşur,
  • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır,
  • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,
  • Başkalarının sözünü keser.

Tedavisi var mı?

DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıkdır ve hiperaktivite tedavisinde en önemli seçeneklerden biri ilaç tedavisidir.  Bunun yanı sıra psikoterapi, aile eğitimi, okul ve öğretmenle iş birliği, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukla yapılan oyun terapisi, çocuğa kendi hayatını nasıl idare edeceğini öğretir. Özgüveni arttırır.

Çocuğun kendi davranışlarının, diğer insanları nasıl etkilediğini anlamasını sağlar. Kendini kontrol etmeyi ve sakinleştirmeyi öğretir. Öfkeyi uygun bir şekilde ifade etmesine yardımcı olur. Psikoterapi çocuğa uygun davranışı öğretmek, problem çözme becerilerini arttırmak ve duygularının farkında olmasını sağlamayı hedefler. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda ailenin ve öğretmenlerinin çocuğa nasıl davranması gerektiği ile ilgili eğitimin de terapi kadar faydalı olduğu bilinmektedir.

Ailelere öneriler

  1. Çocuğunuzda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olabileceğini düşünüyorsanız, mutlaka bir çocuk psikiyatrisine danışın.
  2. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hakkında bilgi edinin.
  3. Uzmanlarla konuşun, kitaplar okuyun.
  4. Evdeki sınırları net belirlemek ve bunu anlatırken de kısa cümleler kurmaya özen gösterin.
  5. Olumlu taraflarını pekiştirerek gün içinde yapması gerekenleri planlayın.
  6. Okul çağında olan ( DEHB ) hiperaktivite çocuklar için ödevler ve ders çalışmayı kolaylaştırmak adına 1-2 saat kadar masa başında çalışması yerine örneğin 25 dakikalık bir çalışmadan sonra 5 dakika mola verilebilir ancak daha uzun süre çalışıldığında molanın uzaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz ile de bu rutini paylaşıp ortak bir karara varmanız onun da sorumluluk aldığını hissetmesine yardımcı olacaktır.

Bir önceki yazımız olan Anne Baba Tutumları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yazıyı Değerlendir
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478